Yargıtay'dan Emsal Karar: Hafta Tatili Günleri Yıllık İzin Süresinden Sayılamaz
- Av. Özge Özmen Korkut
- 9 Haz
- 2 dakikada okunur
Giriş
9 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2025/9525 Esas, 2026/757 Karar sayılı ilamı, yıllık ücretli izin hesabında hafta tatili günlerinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin önemli bir hatırlatma niteliğindedir.
Karar, özellikle yıllık izin kullandırıldığı düşünülen durumlarda dahi izin sürelerinin mevzuata uygun hesaplanmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Olayın Özeti
Davacı işçi; ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, işçinin iki tam yıllık çalışma süresi karşılığında hak ettiği 24 günlük yıllık ücretli izin hakkını kazandığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını ve bakiye yıllık izin alacağının bulunmadığını kabul ederek bu talebi reddetmiştir.
Ancak Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmuştur.
Kanun Yararına Temyiz Sebebi
Kanun yararına temyiz isteminde özetle;
İşçinin toplam 28 günlük yıllık izin hakkı bulunduğu,
Kullanılan izin dönemlerine denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağı,
Bu nedenle işçinin kullanılmamış yıllık izin hakkının bulunduğu,
ileri sürülmüştür.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi
Yargıtay öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesine değinerek iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde kullanılmamış yıllık izin sürelerine ait ücretlerin işçiye ödeneceğini belirtmiştir.
Daha sonra yıllık izinlerin kullandırıldığının ispat yükünün işverende olduğunu vurgulamıştır. İşveren, yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer belgelerle kanıtlamak zorundadır.
Kararın esasını ise İş Kanunu'nun 56/5. maddesi oluşturmuştur.
Bu hükme göre:
"Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz."
Dolayısıyla işçinin izin kullandığı dönem içerisinde bulunan hafta tatili günleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Somut Olayda Sonuç
Dosyadaki izin belgelerine göre işçi;
12.03.2018 – 26.03.2018 tarihleri arasında,
01.06.2020 – 15.06.2020 tarihleri arasında,
toplam 28 günlük yıllık izin kullanmıştır.
Ancak bu izin dönemleri içerisinde toplam 4 hafta tatili günü bulunmaktadır.
Yargıtay, söz konusu 4 günün yıllık izin hesabına dahil edilemeyeceğini belirterek işçinin gerçekte yalnızca 24 gün yıllık izin kullandığını kabul etmiştir.
Bu nedenle işçinin bakiye 4 günlük yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kararın Önemi
Karar yeni bir içtihat yaratmaktan ziyade İş Kanunu'nun açık hükmünü uygulaması bakımından önem taşımaktadır.
Özellikle uygulamada yıllık izin süreleri hesaplanırken izin dönemine denk gelen hafta tatili günlerinin doğrudan yıllık izin süresinden düşüldüğü görülmektedir.
Yargıtay bu kararıyla;
Hafta tatili günlerinin yıllık izin hesabına dahil edilemeyeceğini,
Kullanılmayan yıllık izinlerin ücret alacağına dönüşeceğini,
Yıllık izin kayıtlarının doğru tutulmasının zorunlu olduğunu,
bir kez daha hatırlatmıştır.
Sonuç
Yıllık ücretli izin hakkı, işçinin anayasal dinlenme hakkının en önemli görünümlerinden biridir. Bu nedenle izin sürelerinin hesaplanmasında kanunun emredici hükümlerine uygun hareket edilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, yıllık izin süresine rastlayan hafta tatili günlerinin izin hesabından sayılamayacağını ve bu günlerin işçi aleyhine kullanılamayacağını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Bu haliyle karar, hem işverenler hem de insan kaynakları uygulamaları açısından dikkatle incelenmesi gereken bir nitelik taşımaktadır.




Yorumlar